Tepeler ya da yemyeşil sık dallar için hiçbir şey ifade etmezsiniz, bir hiçsinizdir. Bir rolünüz, mevkiniz, hatta kişiliğiniz bile yoktur artık, yollardaki sivri taşları, hafifçe sürtünen uzun otları ve rüzgarın ferahlığını hisseden bir bedenden ibaretsinizdir.
Bir dağa bakarken, büyük ağaçların arasında yürürken şöyle düşünürsünüz: Buradalar işte. Buradalar, hem de benim için değil zaten buradaydılar. Benden önce varlardı, benden sonra da var olacaklar.
Medeni insanın durumuyla vahşi insanın durumunu hiçbir peşin hükme kapılmadan mukayese edin ve elinizden geliyorsa medeni insanın kötülüğünden, ihtiyaçlarından ve sefilliğinden başka, acıya ve ölüme kaç yeni kapı açtığını bir araştırın.