Var olan en egzotik şeyi istiyordum ben. Bunun mümkün olup olmadığını bilmiyordum. Muhtemelen değildi, ama vazgeçmeden önce emin olmalıydım.
Sevdiğim ve beni seven insanlarla birlikte yaşamak istiyordum. Mutluluk istiyordum. Yarını ya da dünü değil, bugünü istiyordum.
Eve gitmek istiyordum.
Herkesin hayatında bir an var. Bir kriz. İnandığı şeylerin yanlış olduğunu söyleyen bir aksama. Herkesin başına geliyor; tek fark bu bilginin insanı nasıl değiştirdiği. Çoğunluk bilgiyi gömüp orada yokmuş gibi davranıyor. İnsanlar böyle yaşlanıyor işte. Yüzlerini kırıştıran, sırtlarını kamburlaştıran, ağızlarını ve azimlerini büzen şey bu. Bu inkarın ağırlığı. Gerilimi. Bu sadece insanlara özgü bir şey de değil. Herhangi bir varlığın gösterebileceği en büyük cesaret ya da delilik, değişme eylemi.