Çeşitli söyleşilerimde defalarca dillendirdim: Farklılıkları büyük
ölçüde ortadan kaldıran, çeşitlilikleri sıfırlayan, herkesi birbirine
fazlasıyla benzeten, teknolojinin her şeyi "yeniden ve yeniden üre
tebildiği" içinde yaşadığımız bu çağda, bizi ötekilerden ayıran,
benzersizliğimizi sağlayan, kendi hikayemizi biricik kılan gövde
nin o tekinsiz birkaç ham özelliği giderek daha fazla önem kazanı
yor: Parmak izimiz gibi, sesimiz gibi, gözümüzün iris tabakası gibi...
Bizim gördüklerimizi görmeye, görebilmeye de açık olmamız gerekiyor. İçimizin kapısını dünyaya açık tutmamız; dünyanın bize sızmasına, bizi değiştirmesine, dönüştürmesine izin
vermemiz gerekiyor.