Ey gönül yolcusu, düştün mü bir badirenin içine, kuşatıldı mı etrafın, saadet huzur mu dilersin bil ki gelmeyecek hiçbiri gökten süzülen bir kuş gibi. konmayacaktır kolaycasına avuçlarına. işitin ey yarenler; insan nisyan ile maluldür. her şeyi unutur ve bir anda oluversin ister her şey. oysa kolay mıdır oluvermek? gövdesi çatlamayan topraktan nasıl filiz verecek tohum? yarılmayan taşın ortasından fışkırır mı hiç ağıl suyu? gecenin o ağır karanlığının yüklenmese sırtına nasıl parlar yıldızlar? kabukları kırılmasa çıkar mı inci gün yüzüne? ateşte harlanmayan, tavında dövülmeyen hangi demir pusat, yerden yere vurulmayan hangi deri aba olur? olmaz canlar olmaz. zahmetsiz rahmet olmaz. gönül de böyledir. cilve-i rabbani ile kırılacak ki içinden çıkan hakikat aşikâr olsun. her dem sorarlar; derviş kimdir diye. derviş, derdin kardeşidir. unutmayasınız yarenler, bazen imar olmak için evvelâ viran olmak gerekir."