Yalnızlar rıhtımı boş
Ne gelen var ne giden
Büyük odunu köz ettin bulutlarda,
Ne rüzgâr estin ne de yağmur yağdın
Yalnızlar rıhtımı boş
Bir kaç yudum kahve içiyorum
Yalnız bir fincan
Bünyesinde közleri barındıran
Denizi dalgalandıran yok
Haliyle beni soran da yok
Yalnız bir kahve
Yalnızlar rıhtımında, yalnız bir kahve
Hezeyana uğramış bir kuş gibiyim,
Yerle bir olmuş bir tarla,
Bakıma muhtaç bir sokak kedisi,
Ölüme gün sayan yaşlı bir benden,
Ben en çokta sen gibiyim,
Yarını hiçbir zaman düşlemeyen.