“Sen kendini sakladın benden. Gerçek yüzünü sakladın. Kim olduğunu sakladın benden. Yüzünü parçalamak istiyorum senin.”
“Yüzümü sevmek istemiyor musun?”
Seni o gece sevdiğimde İs, sen artık bende bir ömür var olacak bir izdin ve ben çok hazırlıksızdım, bir çocuk kadar hazırlıksızdım; zaten izlerle kaplıydım.
"Nurşan," dedi yavaşça. "Sorun yüzümdü."
Sorun yüzüm mü?
Birden elim çenesinden kayarak boşluğa düştü ama Korhan'ın dudaklarındaki yorgun gülümseme silinmedi.
"Ama...
"O güzel bir yüzle uyusun," dedi yavaşça, "ben bu yüzle bu gece de uykusuzum."
Kollarımı daha sert kavrayıp bana bunu anlatmak istiyormuş gibi beni sarsarken konuştu : "Gözlerimin önünde beni unuttuğunu izliyorum. Buraya gelmeden önce emindim, bu şehre adım atmadan önce seni geri kazanacağıma öyle çok emindim ki..."
Beni bir kez daha sarsınca kukla gibi olan bedenim ifadesiz yüzümle birlikte öylece sarsıldı. "Unutma beni," dedi acılar içinde. "Yapamıyorum. Yapma."
Yutkunamadım.
"Ben yapamıyorum." Beni bir kez daha sarsınca bedenim tekrar cansızca sallandı.
"Sen de yapma."