“Canını bir kumarla satacaksan ben ne için savaş veriyorum? O kurşun sola kaysa ölüydün, geride kalan bendim, geride kalanlar hiç mi umurunda değil senin?”
Tam da söylediği gibi o bir mahkûmdu ve yarının ne getireceğini bilemezdi. Ne yaşaması gerekiyorsa hemen yaşamalıydı, ne hissediyorsa hemen söylemeliydi. Tugay için birçok şeyin sonu yoktu ama her şeyin sonu olabilecekmiş gibi yaşıyordu.