"Bir insan, milyonlarca yıldızın içinde yalnız bir tane olan bir çiçeği sevecek olursa, yıldızlara baktığında, mutlu olması için bu ona yeter. Kendi kendine, 'çiçeğim bir yerlerdedir...' diye düşünür. Ama koyun, çiçeği yerse, onun için, bütün yıldızlar sönmüş gibi olur! "
Büyükler sayılara bayılırlar. Tutalım, onlara yeni edindiğiniz bir arkadaştan söz açtınız, asıl sorulacak şeyleri sormazlar. Sesi nasılmış, hangi oyunları severmiş, kelebek biriktirir miymiş, sormazlar bile. Kaç yaşında?, derler, Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası kaç para kazanıyor? Bu türlü bilgilerle onu tanıdıklarını sanırlar.
Deseniz ki: 'Kırmızı kiremitli, güzel bir ev gördüm. Pencerelerde saksılar, çatısında kumrular vardı.' Bir türlü gözlerinin önüne getiremezler bu evi. Ama 'yüzbin liralık bir ev gördüm' deyin, bakın nasıl: 'Aman ne güzel ev' diye haykıracaklardır.