Düşünsenize, şu an yaşadığınız zaman dilimi, sizden yüz yıl sonra doğacaklar için tarihin tozlu bir sayfası. Aslında geleceğe kıyasla hepimiz geçmişte yaşamıyor muyuz? Herkes kendini, insanlığın son neslinin talihsiz bir ferdi mi sanıyor yoksa?
“Hiç kimse yaptığı işi sevmiyor. Kimse hayalindeki işi yapamazken, herkes birbirinin hayalindeki işi yapıyor. Ben, itfaiyeci olmak isteyen çocuklar tanıdım. Onlar büyüyünce, yangınları söndürmek istiyorlardı. Çöpçü olmak isteyen çocuklar tanıdım. Daha temiz bir dünya yaratmak istiyorlardı. Palyaço olmak isteyen çocuklar tanıdım, insanları mutlu etmek, eğlendirmek istiyorlardı. Büyümek isteyen çocuklar tanıdım ben. Şimdi hepsi büyüdü ve yeniden çocuk olmak istiyorlar. Yarınlara mutsuz, hep daha mutsuz nesiller yetiştiriyoruz. Bu mutsuz nesiller ise, yaşadığımız dünyayı daha güzel bir yer yapmayacak...”
Bilgi dediğiniz şey, size mucizelerin kapılarını aralayan sihirli bir anahtar gibidir. Onu insanlar için daha güzel bir dünya inşa etmek için de kullanabilirsiniz, yıkmak için de.