"Beni koruyacağına yemin etmişti."
Elbisem altın işlemeliydi belki, ama içimdeki ses o gece çamura bulanan ayak izlerinin peşindeydi.
Saray yanıyordu.
İsyan başlamıştı.
Kalabalık bağırıyordu.
Ve o—gözleriyle bana söz verdiği adam—ellerini geri çekti.
"Git," dedi sessizce.
Ama o sessizlik, benden çok şey aldı.
Kocamı öldürmüşlerdi.
Köşk yanıyordu.
Ve ben, korumaya söz veren bir adamın arkasından bakıyordum.
Onu seviyordum.
İnandığım tek şey oydu.
Ama o…
Beni değil, kendi öfkesini seçti.
Yıllar geçti.
Bedenim değişti.
Kıyafetlerim, adım, yüzüm, yaşadığım çağ değişti.
Ama içimde bir kadın, o geceye saplandı kaldı.