Hikmetinden sual olmaz Tanrı’dan,
Eser beklenir mi senin üstüne?
Hesaba vurulsa kulda güzellik,
Rakam eklenir mi senin üstüne?
Şahsına münhasır rayihan var ya:
Ne gül, ne karanfil, ne de manolya,
İsterse gücensin sarışın fulya;
Çiçek koklanır mı senin üstüne?
İlk çağrım da sendin, en son çağrım da,
İlk aşkım da sendin, ilk göz ağrım da.
Sonbahar mevsimi çorak bağrımda;
Fidan köklenir mi senin üstüne?
Çevremde namımı sor bir defacık
Alacağın cevap “zavallı kaçık”
Enkazım meydanda, her şey apaçık;
Gerçek saklanır mı senin üstüne?
Ben ki dayanılmaz cevrinle gülen,
Ben ki tahkirini iltifat bilen,
Ben ki sadakatin timsali kölen;
Haşa! Diklenir mi senin üstüne?
İntihar etmeye kalsa Cemâl’in,
İlmeği boynuna taksa Cemâl’in
Çırpınıp, sallanıp, sarksa Cemâl’in;
Vebâl yüklenir mi senin üstüne?