Köşemdeyim, rahat bırakın beni. Kırmıyorum, ezmiyorum, hor görmüyorum kimseyi. Yok sayıyorum sadece. Her şeye inat yaşıyorum. Yoruldukça kendime yaslanıyorum. Kırıldıkça tanıyorum. Tanıdıkça yabancılaşıyorum herkese. Kendi tenhamdayım rahat bırakın beni..
hiçbir zaman anlamadı insanoğlu.
dünya birine kalacak olsaydı süleyman’a kalırdı.
ölüm satın alınsaydı nemrut tutar alırdı.
çıkmadık canlara derman bulurdu,
lokman hekim ölmedi mi?
bu yüzden hiç korkmadık biz,
umudumuz hep Allah’tandı.
derdimize yüksel dedik, istediğin kadar yüksel!
nasıl olsa geçmeyecek misin?
zalimlere güçlen dedik, dilediğin kadar güçlen!
nasıl olsa düşmeyecek misin?
öyle oldu, olacak.
bu dünya iyiyle kötünün arasında bir yerde
ama günü geldiğinde iyilerden taraf olacak.
Benim de bir insan tarafım vardı
Bakma böyle kötü olduğuma
Benim de dileklerim vardı
Benim de bir beklediğim vardı yaşamaktan
Yeter artık vurma yüzüme çirkinliğimi
Her gün bir kadın ağlar benim yüzümde
Büyük dertler için benim ellerim
Anlamıyor musun
Sen sevildiğin için güzelsin bu kadar
Ben sevilmediğimden böyle çirkinim
-Ümit Yaşar Oğuzcan
Ateş oldum, yanıp tutuştum kendi
Düşüncelerimden
Niye bu katılık,
Bu güvensizlik,
Bu nefret?
Derisini değiştirmeyen yılan,
Kafasını değiştirmeyen insan,
Ölmeye mahkumdur.
Sadece bir Aptal sürekli taşlara
Ya da insanlara takılır.
Bazı sırlar vardır,
Yalnız dostlara anlatılacak.
Bazı sırlar vardır,
Dostlara bile anlatılmayacak.
Bazı sırlar vardır,
Kendimize dahi açıklanmayacak. Neyse doğrular ve yanlışlar yoktur,
sadece yorumlar vardır.
Beni anlamıyorlar.
Ben, kulaklara göre ağız değilim.
Nietzsche