Sevgili Bilge, bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanamadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. Sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. Bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Partnerlerini seçerken erkeklerin gençliği ve güzelliği tercih ettikleri çok açıktır. Kadınlar ise başka ölçütlere de açık. "İç güzelliği"nden daha sık söz ediyorlar ve bir erkeği yaş ve fiziksel özellikleri dışında da çekici bulabiliyorlar. Prensesler nasıl ki hep genç ve güzel oluyorsa, beyaz atlı prenslerin de elinde mutlaka toplumsal statü, şöhret veya entelektüel ün gibi bazı ek kozlar bulunabiliyor. Erkeklerin aşk hayatı bu yüzden kadınlardan daha uzun sürebiliyor. Eskiden söylendiği şekliyle "denk olmayan çiftler" geleneksel toplumun aksine günümüzde daha az olsa bile, toplumun hâkim katmanlarında ve neredeyse her zaman erkeklerin lehine varlığını sürdürüyor.