"Ey Ayrılık! Sen de biliyorsun ki, benim bunca dünya nimeti arasında kendim için seçtiğim ve sevdiğim tek sevdam Resulullah'tır... Ey kalbime ayrılık örtülerini seren hüzün, neredesin?"
Selman-ı Fârisî
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Ey benim amcammmm!
Babamın emaneti diye bastırdığın ciğerini kim söküp aldı amca?
Ya burnun, sen güzel kokuyu seversin diye bana aldığın miski kokladığın o burnun nerede amcam?
Söyle Ali! Amcamın bana bakan gözleri nerede, kim çıkardı o gözleri?
Zehram! Gördün mü amcamın ciğerini sökmüşler!
Ya Rabbi! Muhammed'ine sabır ver!
Amcamın kulakları nerede Ömer? O kulaklara kaç kez ben 'Yetiş amca' diye seslendim. Duydu da koştu yetim yeğeninin yanına. Kimse beni duymazken o kulaklar duyardı. Amcamın kulakları nerede Ömer?
Aslanların, kurdun kuşun bile hürmet ettiği amcama bunları yapanın hiç mi vicdanı yok! Sabır ver Rabbim!"
Oysa Hamza kâh kartal çığlığıdır mavi semada, kâh bir serçe cıvıltısıdır kuytudaki çalılıkta.
Mertliğin pas tutmayan keskin kılıcıdır Hamza. Hamza ahde vefadan kurumuş dudakların merhemidir, sevdanın vahasında hasretin serabıdır Hamza.