Sena Sevval

Sena Sevval
@Sena________
Kral Faysal suikastinden sonra...
"Devlet başkanları, bundan sonra, petrolü uluslararası ilişkilerde bir silah olarak kullanmayı akıllarından bile geçirmeyeceklerdi. Faysal'ın trajik akıbeti gözleri öylesine korkutmuştu ki, Ortadoğu'yu ve özellikle de Filistin'i ilgilendiren her kritik yol ayrımında etkili kararlar almaktan ısrarla kaçınan ve halklarını salt sloganlarla susturmaya çalışan liderlikler ortaya çıktı. Filistin, Kudüs ve Mescid-i Aksâ ile ilgili somut adımlar atılması yönündeki talepler ne zaman yoğunlaşsa, Arap liderlerinin aklına hep 25 Mart 1975 günü Riyad'da hedefini bulan o iki kurşun geldi."
Sayfa 102·Kitabı okuyor
Filistin
Reklam
"Resmî adıyla 'İslam Zirvesi ' , 22-25 Eylül 1969 tarihinde gerçekleştirildi. İslam dünyasının bütün devlet veya hükümet başkanlarının hazır bulunduğu toplantıya Türkiye, Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil başkanlığında bir heyetle iştirak etti. Diğer ülkelere nazaran bu düşük seviyeli temsil, Türkiye'de o dönem yaşanan politik tartışmalardan kaynaklanmıştı. CHP muhalefeti, adı 'İslam Zirvesi ' olan bir toplantıya katılmanın laikliğe aykırı olduğunda diretince, asker kökenli Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafsızlığını koruma adına meseleyi hükümete havale etti. Başbakan Süleyman Demirel ise seçim çalışmalarını bahane ederek toplantıya katılmaktan vazgeçti. Böylece, 401 yıl boyunca Filistin 'i yöneten Osmanlı imparatorluğu'nun siyasi vârisi Türkiye, Kudüs ve Mescid-i Aksâ'nın tartışıldığı bu kritik toplantıda sönük bir şekilde temsil edilmiş oldu."
Sayfa 91·Kitabı okuyor
Alıntı
"11Haziran günü savaş sona erdiğinde, İsrail, çevresindeki Arap komşularının en kritik topraklarını ele geçirmiş ve sınırlarını tam üç buçuk kat genişletmişti. Arap dünyasında büyük bir üzüntü, öfke ve aşağılanmışlık duygusu oluşturan Altı Gün Savaşı'nın en önemli neticesi, hiç şüphesiz, Kudüs ve Mescid-i Aksâ'nın Yahudi işgali altına girmesiydi. Hem dinî hem de millî yönden, savaşın yol açtığı en ağır hezimet buydu."
Sayfa 86·Kitabı okuyor
Alıntı
"Faysal, babasının dostu Başkan Roosevelt'in yokluğunda ABD'ye yaptığı ilk ziyaret sırasında, Beyaz Saray'da atmosferin değişmeye başladığını henüz fark edemezdi elbette. Ancak Filistin'in taksimine dair BM oylaması sırasında Amerikalıların sergilediği ikircikli tutum ve akabinde , 14 Mayıs 1948 günü David Ben-Gurion'un 'İsrail bağımsızlık bildirgesi 'ni dünyaya ilan etmesinden sadece on bir dakika sonra, Truman'ın resmî yazısıyla ABD'nin İsrail'i tanıyan ilk ülke olmakta gösterdiği telaş, Faysal'a muhataplarının kimler olduğunu net biçimde anlatacaktı."
Sayfa 73·Kitabı okuyor
Alıntı
"Suudi Arabistan'ın kuruluş yılları, Filistin'e yahudi göçünün giderek yoğunlaştığı çok kritik bir zaman dilimine denk gelmişti. Hal böyle olunca, ülkesinin dışişleri bakanı sıfatıyla, Faysal'ın da birinci gündem maddesi Filistin meselesiydi. Son nefesine kadar bu durum hiç değişmeyecekti."
Sayfa 69·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam