Gönül meseleleri dışında, cinsiyet ayrımının toplum içinde eriyip yok olduğunu görmeyi gerçekten isterdim. Demek istiyorum ki; kişinin cinsiyetinin belli olmayacağı bir düzen kurulabilmesini isterdim. Zira, kadının zayıf kişilikli addedilmesine de kimi becerileri kazanmasına büyük özen gösterilirken aklının bir kenara atılmasına da bu cinsiyet ayrımının neden olduğuna kesinkes ikna oldum: Yine aynı nedenden ötürü kadın söz konusu olduğunda zarafete dair erdemler kahramanca erdemlere yeğ tutulmaktadır.
Ah! Tüm içtenliğim ve iyi niyetimle sorarım: Kadınlar neden tanımadıkları insanlanın dikkatini ve ilgisini çekmek için kendilerini küçültür? Neden insanlığın gerektirdiği ve nezaketin izin verdiği kadarıyla karşılıklı medeni davranışlarla yetinemez, fazlasını isterler? Neden fark etmezler "güzellik güneşinin öğle vaktinde" kraliçe muamelesi görmelerinin altında nihayetinde en doğal haklarından vazgeçmelerine yahut bunları hiç kazanamamalarına neden olan sahte bir saygının yattığını? Kuş misali kafese kapatılan kadının tüylerini düzeltmekten ve afra tafrayla tünekten tüneğe konmaktan başka yapacak işi yoktur. Yiyeceğinin, giyeceğinin tedarik edildiği doğrudur, bunun için çalışıp ter dökmesi gerekmez ama karşılağında sağlığını, özgürlüğünü ve erdemini feda eder. Oysa kimde vardır bu harici ayrıcalıklardan vazgeçecek yürek?