Bugün hala soyla geçen mal mülk ve ünvanlar, kadınların maddiyata önem veren birer hiçkimseye dönüştürmüş ve aylaklık toplumda kibarlık budalılığıyla despotluk karışımı bir tutum yaratmış halde; Öyle ki metreslerine kul köle olan adamlar evde kardeşlerine, eşlerine, kızlarına zulmediyorlar...
Neden kadınlar kırmızı manto aşk yüzünden yerden yere vurulur ki? Aldıkları eğitim, onları diğer bütün sınıflardan çok askerlere benzetmiş değil midir?
Askerler de tıpkı kadınlar gibi akılları bilgiyle donatılmadan, ilkelerle güçlendirilmeden kendilerini hayatın içinde bulurlar. Neticeler benzerdir; askerler de kulaktan dolma, yüzeysel bir şeyler öğrenir, devamlı toplum içine karışmalarından ötürü yaygın tabirle hayat bilgisi edinirler; adabı muaşerete ve adetlere bu aşinalıkları da sıklıkla insan ruhunun bilgisi ile karıştırılır. Fakat muhakemeye tabi tutulmayan, akıl yürütmeyle tecrübenin kıyaslanmasıyla edinilmeyen, salt gelişigüzel gözleme dayalı ham bilgi bu nitelemeye layık mıdır? Askerler de kadınlar gibi, asli olmayan erdemleri pek özenli bir kibarlıkla tatbik ederler. O halde, alınan eğitim aynı olduğunda cinsler arasında farklılıktan söz edilebilir mi?
En mükemmel eğitim, bedeni güçlendirip ruhu şekillendirmek üzere tasarlanmış eğitimdir. Ya da başka bir deyişle, kişiyi bağımsız kılacak erdemli alışkanlıkları kazandıran eğitimdir.