Fakat ben sahiden babamı kaybettiğim için mi kötüydüm yoksa hayatım boyunca hafızamın içinde kavga edip durduğum o baba imgesinden artık yoksun kalacağım için mi kendimi çaresiz hissediyordum,bilmiyordum.
Hem zaten artık yasaların, kanun ve mahkemelerin hükmü kalmamıştı memlekette. Mahkeme salonlarında oyun oynuyorduk sadece. Belki de hepimiz sonu gelmez bir oyunun figüranlarıydık ve aslında tek bir oyun kurucunun bize biçtiği hayatları yaşıyorduk.