"Çocuk musun sen?" denildiğinde "Evet, çocuk gibi kalabilmeyi ve bunu sürdürebilmeyi amaç ediniyorum," diyebilirsek çevremizdeki yetişkinlere, o zaman şenlenecek yaşamımız.
Başkalarını dinleyebildiğimiz, hislerimizi, düşüncelerimizi onlarla paylaşabildiğimiz ve olup biteni anladığımız andan itibaren oluyoruz, insanlaşıyoruz.
Ancak gerçek şu ki ihmal ettiğimiz her şeyin altında kalırız. Bu bir bina için de geçerli; bir kültür, dil, doğa, insan için de. İhmal ettiğimiz her şey bir gün mutlaka intikamını alır.
İnsan olarak bir evlat dünyaya getirmenin nihai amacı büyüdüklerinde saygı duyulacak bireyleri yetiştirmek değil, bireyleri hak ettikleri sevgi ve saygıyla beraber yetiştirmektir.