Kur'an, herhangi bir kitap değil. Bu Kitab'a "her zaman haklı olan müşteri" gibi yaklaşılmaz. Ona ancak bir dilenci gibi, iflas etmiş biri gibi, çölde kaybolmuş ve susuzluktan ölmek üzere olan biri gibi yaklaşılır. O adama bir damla su verseniz suyun ısınmış olmasından şikayet etmez. Ya da "Soda olsa iyi olurdu. Portakal suyu yok mu?" demez. Sadece alır. Hidayete muhtaçsanız alırsınız. "Allah beni daha iyi biliyor, bilmem gerekeni de bilmemem gerekeni de O biliyor." dersiniz.
Kalp, umudun yeridir. Kalpleri mühürlenenler tamamen umutsuzdurlar. Ahirete, insanların iyiliğine ve kendilerine dair umutları yoktur. Kaderi bir zorunluluk olarak düşünürler. Neyi, nasıl istersen yap; zaten hayat her türlü berbattır. Onların zihniyeti budur.