Başımıza bir şey geldiğinde, içine düştüğümüz psikolojik durumun bir olayın sonucunda ortaya çıktığını düşünürüz. Aslında tam tersi olduğu halde, yani biz içine düştüğümüz olayı, kendimize taşıdığımız halde, benlik durumumuzu dışarımızdaki olaya dayandırarak haklı çıkartırız. Oysa benlik durumlarımız yaşamımızda olacak olayları belirler ve önceden ilan ederler. Olumsuz duygularımız, zaman içinde şikayetçi olduğumuz aksilikler haline gelirler. İnsanın en büyük yanılgısı, dış koşulları değiştirebileceğine ve dünyayı düzeltebileceğine inanmaktır. Halbuki ancak kendimizi değiştirebiliriz, tutumlarımızı farklılaştırabiliriz, tepkilerimizi düzeltebiliriz.
Sıradan insanlar, neler olup bittiğini ve hayatta kendilerini nelerin beklediğini görmek için yüzlerini dünyaya döner ve sorunlarının çözümünü daima dünyada ararlar. Oysa asıl çözüm, 'bütünlük' adı verilen tam, emin ve BİR olma halidir. Bu hali deneyimlediğimizde çözümün kendisi oluruz.