Ölüm hükmü giyen bir adamın cellatın elinden kurtulamayacağını bildiği halde çırpınıyor, debeleniyordu. Mücadele için harcadığı bütün çabaya rağmen ona dehşet veren sona her an yaklaşmakta olduğunu hissediyordu. Istırabının hem o kara dediğin içine sokulmaktan hem de daha çok, onun içine girememekten olduğunu duyuyordu.
Doktor, maddi acıların müthiş olduğunu söylüyordu ki bu bir gerçekti. Ama manevi acıları maddi acılarından daha da korkunçtu. Çektiği ıstırabın asıl sebebi de buydu.