Seni ilk gördüğümde dünlerinden bozma uçurumlarını gizliyordun yüzünde. Bir şeyleri saklarcasına gülüyordun. Yalnızlığına kalkan yapmıştın geçici kalabalıkları. O çok konuşmaların, içinin susuşlarındandı. Ağlamak özneli gülmelerini biriktiriyordun yüzünün deltasında. Ve hüzün örtülü bakışların, geçtiğin her koridoru imzalıyordu… Benimse sırtımdaki kambur biraz daha büyüyor ve bir sırtlan kemiriyordu ince ince. Terastaki o hoş esintiyi istiyordu yüzüm ama sırtlanım buna izin vermiyordu. Her hamlede bir parçam daha eksiliyordu. Beni yiyip bitirdi bu lanet hayvan!