Hayal kurmakla başım hiç hoş değildir. Gelecekten beklediği nelerse onları kafada keyfince şekillendirip sonra onlara uymayan durumlarla karşılaşınca hayalleri yıkılan kimselerden değilim.
yağmurlarla inseydin içime
içim senden yanaydı
yüzümdeki işgaller senden karaydı
seni sevmek en gizli ağlama biçimimdi
sana yazacaklarım sil sil bitmezdi
ve ben
sende hiçbir şeydim
sen bende her şeyken
yazdan kalma bir kış ölüsüyüz ikimiz
zaman alnımızda bilenen kör bıçak şimdi
ve bilir misin ayrılmak vazgeçmek gibidir
doğru değildir ama gereklidir
çünkü hayat olduğu gibidir
olması gerektiği gibi değil
Seni ilk gördüğümde dünlerinden bozma uçurumlarını gizliyordun yüzünde. Bir şeyleri saklarcasına gülüyordun. Yalnızlığına kalkan yapmıştın geçici kalabalıkları. O çok konuşmaların, içinin susuşlarındandı. Ağlamak özneli gülmelerini biriktiriyordun yüzünün deltasında. Ve hüzün örtülü bakışların, geçtiğin her koridoru imzalıyordu… Benimse sırtımdaki kambur biraz daha büyüyor ve bir sırtlan kemiriyordu ince ince. Terastaki o hoş esintiyi istiyordu yüzüm ama sırtlanım buna izin vermiyordu. Her hamlede bir parçam daha eksiliyordu. Beni yiyip bitirdi bu lanet hayvan!
Olduğum yerde olmayana, asla olmadığım şeye ait oldum hep. Ne kadar değersiz olursa olsun, ben olmamak kaydıyla her şeyi şiirsel buldum. Ben, bir hiçlik’ i sevdim. Düşünü bile kuramayacaklarımı arzuladım sadece. Hayat akıp gittiğini hissettirmeksizin, bana şöyle bir değip geçsin istedim.