Serpil özer

Serpil özer
@Serpilozerr
Ey kendini insan bilen insan! Kendini oku...
Netflix'in izleyicisini nasıl istediği gibi manipüle ettiği üzerine çok ilginç bir olay yaşandı. Netflix, sunduğu bir dizisinde Joan adlı bir kadının hayatını anlatırken diziyi izleyen Joan bir bakıyor ki o dizide kendi hayatı oynuyor. Bütün özeli ortaya dökülüyor, yaşadığı her gün bölüm olarak yayınlanıyor. Daha sonra Netflix'e dava açmak istiyor ancak kullanım için verdiği izinlerle elinde hakkı kalmadığını öğreniyor. Netflix, elinde herkesin profilini tuttuğunu, telefonun gittiği her yerde her şeyin izlenip dataya atıldığını ve özellikle de ki- şilerin güçsüz oldukları yönlerinin onlara yansıtıldığını, bu nun daha çok izleme getirdiğini söylüyor. Bunu kontrol edip oluşturan bir kuantum bilgisayarı var.
Reklam
Bir psikiyatrist ve psikolog ordusu ve hep daha kötüye giden genel insan psikolojisi... Bilim tarihinde yaşanan en çarpıcı çelişkilerden biri, benim "psikoloji biliminin üstel paradok-su" diye tanımladığım durum; biz psikolog ve psikiyatristlerin 200 seneden beri var olmamıza rağmen genel kitlelerin psikolojisinin hep daha kötüye gitmesidir. İnatla, din ve tasavvufla ilgili diye "ince psikoloji"yi yani nefs ilmini öğrenmeye karşı olduğumuz için, mesela nefs yapısının merkezi olan manevi kalbimizin işleyişini, ekran zamanının nefs sağlığımıza verdiği zararı anlayamıyoruz. ...modern psikolojide manevi kalp diye bir kavram yok. Evet, şaka gibi ama "kalp"siz bir psikolojiyi temsil ediyor, sanki dürbünü ters tutarak insana bakıyoruz.
Hekaton, Yunan mitolojisnde elli başlı ve yüz kollu canavar
Bizim dünyamızdaki hekaton; Biri yuvalardaki çocuklarımızın başını okşuyor, bir diğeri okullarda değerlerin yeniden yapılanması, yani terbiyeyi ortadan kaldırmak için eğitim seminerleri veriyor, bir diğeri babaya ve aile otoritesine karşı isyanı teşvik ediyor, bir diğeri "Bakın, ben ne erkek ne de kadınım, siz de benim gibi olun." diye makaleler yazıyor, bir diğeri "Yaşasın Eşcinsel Hakları" yazılı pankartlar taşıyor, öteki gül gibi kızlarımıza testosteron enjeksiyonu yapıyor, göğüslerini ameliyatla alıyor, oğullarımızın cinsel uzvunu kesiyor; bir el Hollywood, Netflix ve Disney Channel için senaryolar yazıyor, diğeri rüşveti seven politikacıların yan cebine bahşiler sıkıştırıyor, bir diğeri kendine uygun yargıç bulduğunda yasalar çıkarıyor. Yetti mi yoksa devam edelim mi?
Sayfa 170·Kitabı okudu
Ahireti bildikleri ve îman ettikleri halde, dünyayı Åhirete severek tercih etmek ve kırılacak şişeyi, bâki bir elmasa bilerek rıza ve sevinçle tercih etmek; ve akibeti görmiyen kör hissiyatın hükmiyle, hâzır bir dirhem zehirli lezzeti, ileride bir batman sâfi lezzete tercih etmek, bu zamanın dehşetli bir marazı ve musibetidir. O musibet sırriyle, hakikî mü'minler dahi, bazan ehl-i dalâlete tarafdar olmak gibi dehşetli hatada bulunuyorlar. Cenab-ı Hak, ehl-i imanı ve Risale-i Nur Şakirdlerini, bu musibetlerin şerrinden muhafaza eylesin âmin.
2021 yılında Dünya Çocuk ve Aile Koruma Platformu'nun (DUNYACAKOP) konuşmacı olarak davetlisiydim. Bizimle beraber sunum yapan bir İrlandalıya şu soruyu yönelttim: "Siz İrlandalılar bildiğim kadarıyla dindar Katoliksiniz; nasıl oldu da eşcinsel evliliğine izin verdiniz?" Muhatabım bir müddet susup anlamlı bir ifade ile gözlerimin içine baktıktan sonra şu cevabı verdi: "George Soros gelip bu iş için bir buçuk milyar dolar yatırırsa olur..." Bir Macar Yahudisinin İrlanda'da ne işi var, kendimize bir soralım.
Sayfa 43·Kitabı okudu
Reklam