Hemen araştırdım. Bilimsel ve psikolojik olarak bunun birkaç temel sebebi varmış:
* Zaman Matematiği Değişir: 10 yaşındayken 1 yıl, ömrünüzün %10’udur. 40 yaşında ise bu oran %2,5’e düşer. Beynimiz süreyi oransal algıladığı için yıllar "kısalır".
* "İlk"lerin Bitmesi: İlk okul, ilk aşk, ilk iş... 40’tan sonra hayatımızdaki "ilk"ler azaldıkça beynimiz yeni anı üretimini yavaşlatıyormuş. Az anı, beynimizde "hızlı geçmiş bir geçmiş" hissi yaratıyor sanırım.
* Otomatik Pilot Modu: Günler birbirine benzemeye başladıkça beyin rutine girer ve zamanı sıkıştırır. Sorumlulukların (iş, çocuk, aile, sağlık) artmasıyla zihin hep "bir sonraki yapılacak görevde" yaşar ve şimdiki anı kaçırır.
Tek başıma dolaşırken, zamanın ve mekanın bana ait olduğunu hissederim. Bir kafede oturup saatlerce kitap okuyabilir, kimsenin sıkılıp sıkılmayacağını düşünmeden bir sokakta veya parkta defalarca yürüyebilirim.
Bu anlar, bir anlamda kendini keşfetme özgürlüğüdür. Solivagant olmak, dünyaya başkalarının gözünden değil, kendi ruh halinizden bakabilmek demektir. Bu, o hafif yalnızlık hissini de kucaklamayı, onu bir yük olarak değil, özgürlüğün bedeli olarak görmeyi gerektirir.
Biterken;
Eğer siz de dönem dönem bu duyguyu tadıyor, kendi ayak seslerinizle huzur buluyorsanız, bilmelisiniz ki siz de bir Solivagant'sınız. Ve bu, keşfedilmesi gereken en güzel duygulardan biridir.
Hayat, kimi zaman insan bir şeyleri ayakta tutmak için fazlasıyla çabalarken, durması gerektiğini hatırlatır. Bu duruş bir yenilgi değildir. Aksine, kendini korumanın en sade hâlidir. Her kapı gürültüyle kapanmaz; bazıları sessizce, kimseye hesap vermeden kapanır.
Hayatım boyunca tanıdığım insanların birçoğu şu an hayatımda değil! Bir şekilde ayrı düştük ama neden? Bilmiyorum, belki yollarımız ayrı düştü, belki hayatı algılama şeklimiz, belki enerjilerimiz, belki benim dengesizliğim... Ama bu demek değil ki, benim yolum en doğrusu, onların yolu en yanlışı. Eskiye göre yaşamı algılama şeklim de esnemeye başladı. Çünkü tüm kalbimle artık biliyorum ki, herkesin doğrusu, dengesi, yolu, hikayesi çok farklı! Tek yaptığım, başka insanların hikayeleri rüzgar gibi bedenimde küçük esintiler yaparken, buna kapılmamak ve kendi hikâyemin kahramanı olmaya devam etmek.
"Bazen en yakınımızdakine söyleyemediklerimizi, hiç tanımadığımız bir okurun kalbinde buluruz. Mesafe yollarla değil, dillerin uyuşmazlığıyla ölçülür."