Selman Akalan

Selman Akalan
@Sesosaaa
Hayatı seviyor musun? -Öyleyse zamanı çarçur etme, çünkü hayat ondan ibarettir. Sen zamanını boşa harcarsan gün gelir zaman seni harcar! En ağır silleleri vursa da kader, Ezilir belki ama eğilmez başım. (JACK LONDON)
Bakın Lise, bu işte bir yanlışlık yaptım, ama isabet oldu. — Ne yanlışlığı, neden isabet oldu? — Bu adam korkak, yaratılışça zayıf biri. Feleğin bin bir sillesini yemiş, üstelik iyi yürekli. Parayı ayaklarıyla çiğnemesinin nedenini düşünüyorum hep, neden ansızın öfkeleniverdi böyle? Bunu yapacağını son dakikaya kadar kendisi de bilmiyordu. Bana öyle geliyor ki… pek çok şeye kırgındır o… bulunduğu duruma göre başkası da beklenmez zaten. İlkin, önündeki paraya sevinip bunu saklayamamış olmasına kızdı. Sevinebilirdi, ama pek çok değil, göstermeden, başkalarının böyle durumlarda yaptıkları gibi parayı alırken naz edip kırıtabilirdi. Bunlar elinden gelseydi belki iki yüz rubleyi kabul ederdi. Ama pek içten sevindi, buna üzüldü. Ah Lise, çok dobra, iyi yürekli bir adam; böyle hallerde felaket nedeni bu oluyor zaten! Konuştuğu sürece sesi pek bitkin, pek kırıktı. Çabuk çabuk konuşuyor, tuhaf bir kihkihlemeyle gülüyor ya da ağlıyordu… Doğru söylüyorum, Biraz içini dökünce bana ruhunu olduğu gibi gösterdiği için utandı. O anda benden nefret etmeye başladı. Son derece utangaç olan fakirlerden!.. En çok, dostluğumu pek çabuk kabul etmesine, bana hemen teslim oluşuna kızıyordu. Hani baştan üzerime saldırıp korkutmaya çalışırken, parayı görünce boynuma atılmaya başladı; kucaklıyor, sarılıyordu bana. Bu hali yüzünden kendini küçümsenmiş hissetti. O anda ben de önemli bir yanlışlık yaptım: başka şehre gitmesi için parası yetmezse ona daha vereceklerini, hatta benim de yardımım dokunacağını söyledim. Onu şaşırtan bu oldu işte. Yardım ederim diye ortaya çıkmam lazımmış sanki…
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bilirsiniz, konuşkan olmayan, gururlu, gözyaşlarını hep içe atan çocuklar, büyük bir keder karşısında ansızın kendilerini tutamaz, birdenbire boşanıverirler.
İvan Fyodoroviç ayağa kalkmış, gitmek üzereydi. Yüzü biraz sararmıştı, Alyoşa ona merakla baktı. O anda Alyoşa’yı bir zamanlar üzen, kaygıya düşüren bir muamma, kuşkularından biri çözülüverdi. Daha pek yakında, şurada burada, kardeşi İvan’ın Katerina İvanovna’yı sevdiğini, üstelik onu Mitya’nın elinden almaya niyetlendiğini söyleyenler olmuştu. Alyoşa bunu olanaksız sayacak derecede aykırı buluyor, gene de kuşkulanmaktan kendini alamıyordu. Kardeşlerinin ikisini de seviyor, aralarında böyle bir rekabetten korkuyordu. Oysa dün Dmitri Fyodoroviç kendisi, birdenbire, İvan’ın rekabetine sevindiğini, bu halin ona birçok bakımdan yarayacağını açıkça söylemişti Alyoşa bunları adeta soluksuz, bir çırpıda söyledi. Masanın önünde ayaktaydı. sanki… İyi anlatamadığımı biliyorum, ama gene de söyleyeceğim, içime, sizin Dmitri ağabeyi belki de hiç sevmediğiniz doğdu. Belki ta baştan beri… Belki Dmitri de sizi baştan beri hiç sevmiyor, sadece saygısı var. Doğrusu, buna nasıl cesaret ettiğimi bilmiyorum, ama hiç olmazsa bir kişinin doğruyu söylemesi gerek… çünkü burada hiç kimse gerçeği söylemek istemiyor. Alyoşa yutkundu, sustu. Katerina İvanovna sarardı, ağzı hiddetinden çarpılarak, — Siz… siz… küçük bir meczupsunuz siz, o kadar! dedi. İvan Fyodoroviç birdenbire güldü, ayağa kalktı. Şapkası elindeydi. — Yanılıyorsun, Alyoşa’cığım, dedi. Yüzünde Alyoşa’nın o zamana kadar hiç görmediği bir ifade vardı. Bu, gençliğe özgü bir içtenlik, içten kopan bir açıklıktı. — Katerina İvanovna beni hiçbir zaman sevmedi. Aşkımdan hiç söz açmadığım halde, onu sevdiğimi her zaman biliyor, ama sevmiyordu. Hiçbir zaman, bir gün bile dost bilmedi beni. Bu gururlu kadının arkadaşlığıma ihtiyacı yoktu. Beni dinmek bilmeyen bir öç isteğiyle yanında tutuyordu. İlk karşılaşmalarından şimdiye kadar
Tanrı güne sadece yirmi dört saat ayırmış, işlerimiz başımızdan aşkın. Pişmanlık duymaya değil, doğru dürüst uyumaya zaman yetmiyor.
kaltağın” birine abayı yaktım, bu da beni mahvetti. Fakat âşık olmak sevmek değildir. İnsan nefret ederken de âşık olur. Aklından çıkarma bunu!