Su ve suyun içinde bulunma, bize olma halimizi yaşatır ve dişildir. Yüzme eylemi ise erildir. Bir yerden dalganın sesinin gelmesi ve bizim buna rağmen yüzmemiz, eril tarafımızla yaptığımız bir şeydir. Eril eylem, dişil olmanın üzerinden yükselip doğmuştur yine. Her ikisini de aynı anda yaşarsınız suyla ilişkinizde. Dişil ve eril taraflarınızı birleştirdiğiniz, aynı anda ikisini de derinden yaşayabildiğinizi hissettiğiniz en güçlü eylemlerden biridir yüzmek. Yaratıcılık nasıl eril ve dişinin birleşiminden doğuyorsa, yüzmek de bu ikisinin en doğal ve sağlıklı şekilde kaynaşıp sizi sizden, yine suyun içinde doğurduğu yerdir. Bir zamanlar olduğunuz ve doğduğunuz yerden. Bu iç ve dış tecrübeyi aynı anda tekrar yaşatır size su. Su hem genel oluş ve varoluş hali ile birleşme hem de o oluş hali ile birleşirken bizim kendi biricik oluşumuzu onun içinde, üzerinden tecrübe etme imkanı sunar bize. Birleşirken ayrılabilmenin, dünyanın bir parçası olarak kalır ve o dünyayla uzlaşırken bir yandan kendimiz, özel benliğimiz olabilmenin zeminini sağlar.