"Bilmem, bence eğlenceli... Şöyle düşün, gece ve gündüzü sürekli görüyorsun. Uyusan sürekli gündüzü gören insanların arasında kalacaksın, ama uyanık kaldıkça sen geceyi de gündüzü de görüyorsun."
"Dünyayı tamamen seyretmek gibi yani..."
Ölüm içimizden birini yakalamadığı, biz de onu gömüp orada yattığını bilmediğimiz sürece nasıl herhangi bir yere ait olabilirdik ki? Ama bak, burada ölümün içimizden yakaladıkları yatıyor. Bitlis'i görmek için burada, içimizden birilerinin yattığını bilmek bile yetiyor.
".... Yeryüzünü adımlamadıktan sonra uçmanın ne anlamı var ki..."
...
"Şu koca memleketin her bir toprağına ayak basasım var, bir gün yapacağım bunu, bir uçtan bir uca yürüyeceğim... Bak mesela buraya gelirken yine aynı şey oldu, yol boyu yüreğim genişledi durdu. Buralar, buraların yolu insanı bir hoş ediyor..."
Taze bir öykücü ama cümleleri ve olayları anlatışı başarılı.. kitap iki bölümden ve yedi hikayeden oluşuyor. Kalemini ve kullandığı kelimelerini sevdim. En sevdiğim hikayeleri de "babam bir ormanmış" ve "nefise" oldu. Bunun yanı sıra çok fazla yüklemsiz cümleleri vardı, belki yazış tarzı öyledir, bilmiyorum.. genel itibariyle sıkılmadan okunabilir hikayeler :)