İnsanoğlu her şeye alışıyor, ölüm olasılığına; hatta ölümün mutlaklığına bile...
Gorajde'de eski olan, değeri olan ne varsa yok ettiler. Sadece mezarlıklar yeni. Nice ölükent gibi, Gorajde'de yaşayanlar, sevdiklerini alışılmadık yerlere gömüyorlar. Örneğin parklara, kendi bahçelerine...
Ne önemi var, yakalım, yıkalım, ilerde böyle davranmış olmanın gerekçelerini yaratırız. Nitekim, daha önceki savaşlar, sonunda galiplerin her şeyi haklı çıkartmayı başardıklarını göstermedi mi?
Gördüğü dehşetin izini yüzünde ilelebet taşıyacak olan kadın, "İnsan eti ekşi bir koku salıyordu," diyecektir. Elli haneli Grapska, yeryüzünden silindi. Ecelleri ile ölme şansına sahip "mutlu" insanların yattıkları mezarlık da yerle bir edilmişti.
Birkaç saat sonra onu annesine getirdiklerinde, annesi bayıldı. Genç adamdan kala kala sol çizmesi kalmıştı. Yaşlı kadın, bayılmadan önce, oğluna kendi elleriyle ördüğü çorabı tanımıştı.