Şair türbeye girmiş, ölüp giden dostlarını hatırlayıp ağlamış, sonra derin bir umutsuzluk içinde ‘Şimdi bilmem ki neredeler?’ diye sormuş. Türbe soruyu bir yankı gibi geri çevirmiş ‘Bilmem ki neredeler?’
Bütün mesele, bu türbe, kendisine emanet edilen ölülerin nerede olduğunu biliyor mu, bilmiyor mu?
Bizim millet acıya alışmış. Biz hepimiz bahtsızlığa o kadar alışmışız ki, sevinç anormal geliyor. Bilmez misiniz, bizde yüksek sesle gülmek ayıpların başında sayılır. Hele çocuklar için… Sonra hocalar bize cennetin sevinçleri yerine durmadan cehennemin işkencelerini belki de bu sebeple anlatırlar…
Bir milletin kadınları erkeklerle aynı safta dövüşe girerlerse o milleti yenmek hiç mümkün mü? Hangi memlekette erkekler kadın yardımını küçük görmüşlerse, o memleket mahvolmuştur.