İnsanı sadece biyolojik bir varlık olarak göremediğimiz, onun varoluşuna çeşitli yüce anlamlar yüklediğimiz için, gövdeden akan kanın, can denilen şeyi çekip almasını, dolayısıyla o kişinin "ölmüş" olmasını bir türlü kavrayamadığımızı düşünüyorum.
Annem kendisini ressam olarak tanımlar;babam da her zaman "Annen sanatkardır" derdi. Nerede resim, nerede sanat? Annem ressam da olamamıştı, anne de olamamıştı.
Yedi sekiz yaşlarımdayım, bir kağıda "Ben çok yalnız bir çocuğum, bu şişeyi bulan lütfen beni arasın! " diye bir not yazıyorum. Şişeyi denize atıp, rıhtımdan uzaklaşmasını seyrediyorum.