Bütün o eleştirilerin karşısında, o tamamı ataerkil toplumun ortasında, ürkmeden bakarak, kitaplarına sıkı sıkı sarılabilmeleri için kimbilir nasıl bir yetenek, nasıl bir tutarlılık gerekmişti.
Londra'daki ikinci el kitap satılan kitabevlerinde, bir meyve bahçesindeki küçük, çopur elmalar gibi sağa sola dağılmış bütün o kadın romanlarını düşündüm. Onların bozulmasına neden olan özlerindeki kusurdu. Yazar, başkalarının fikirlerine gösterdiği saygı yüzünden kendi değerlerini değiştirmişti.
Kadınlar, geleneklerin kendi cinsleri için gerekli gördüğünden fazlasını yapmak ya da daha fazla öğrenmek istiyorlarsa onları suçlamak ya da alay etmek düşüncesizliktir.