Zeynep Sevde Bahadır

Zeynep Sevde Bahadır
@Sevdeeynep
İki ömrüm olsun isterdim; biri yaşamak,diğeri okumak için.
"Elimden geleni yaparım, gerçi elimde yalnızca şimdiki zaman var ama...hem de epeyce kısa bir zaman. Kimsede daha fazlası yok, şimdiki zaman ise her zaman kısadır. Tabii bazı insanlar, bir sürü şeyler biriktirdikleri bir geçmişleri ve daha bir sürü şey biriktirebilecekleri bir gelecekleri olduğuna inanırlar,o başka.
Reklam
"Aslında herkes deli, en deliler de deli olduklarının farkında olmayanlar."
"Bana bir gün İlyas-ı Habır isimli bir Mardinlinin hikâyesini anlatmıştı. İlyas'ın Roma'da bir restorantda çalışan akrabaları varmış. Onları ziyarete gitmiş. Akrabaları her gün çalışmaya gidinde oda sokağa çıkıyor,Roma'da bilmediği yollarda dolaşıp duruyormuş. Bir gün park gibi nefis bir yere düşmüş. Orada çiçekler, ağaçlar, göller arasında gezmeye başlayınca gözüne bir takım mezarlar çarpmış. Mezarlar birer mutluluk tablosu gibi mermer heykellerle,bin bir renkli çiçekle süslüymüş. Ama mermerlerin üzerinde ki yazıları görünce çok şaşırmış. Çünkü kimin üzerinde 21 gün,kimini 34 gün, kimini 17 gün yaşadıkları yazılıymış. O dili bilmese de, mezar taşlarının üzerindeki sayıların bunu gösterdiğini anlamış. Mezarların boyları da bebek mezarı olamayacak kadar uzunmuş. Bu işe hayret etmiş, bir anlam verememiş, İtalyancası olmadığı için parkın bekçisine de soramamış. Evde akranlarına anlatmış,izin gününde beraber o parka gidip bu işin sırrını çözmelerini rica etmiş. Bir tatil günü hep beraber gitmişler, parkta bekçiyi bulmuşlar, ona mezarlarda yazılı günlerin sırrını sormuşlar. Bekçi, "Burası özel bir mezarlıktır." demiş."Buraya gömülen insanların mezar taşlarının üstüne gerçek yaşları değil, hayatta mutlu oldukları günleri yazarlar. Kimi 21 gün mutlu olmuş,kimi 37 gün. 52'yi geçen olmadı daha. " Bekçiye teşekkür edip ayrılmışlar. İlyas bir süre sonra Mardin'e dönmüş. Uzun bir ömür sürmüş, sonra bir gün hastalanmış. Ölüm döşeğinde oğullarını başına toplamış ve demiş ki: "Size bir vasiyetim var. Mezar taşıma aynen söyle yazacaksınız: İlyas-ı Habır bitti/ Anasından doğru kabre gitti."
"Vıcık vıcık yüzeysellik yayan şu " kişisel gelişim" kitaplarının bağırıp durduğu" istersen yaparsın!" sözü tam bir kandırmacaydı.İnsan ancak yapabileceği şeyi isterdi,"istemek" kavramı,"dilemek"ten ve"hayallere dalmaktan"tan farklı bir şeydi. Bedelini göze almakla, gereğini yapmakla ilgili bir şeydi."
Reklam