Hiç konuşmasak da olur
Kahve filan içmesek de olur
Öylece oturalım yeter demiştik hatırla
Öylece bakmıştık
Yaz ikindileri mardin de bir revaktan Mezopotamya ya
Güneşin ruhuna Fatiha okunduğu vakitlerde
Susmuştuk birbirimize biraz Kürtçe, biraz Türkçe düş gibi filandı işte
Şimdi sen seyrediyorsun belkibir eyvandan ovayı
Kırık bir fincan
Sarıldığın gölgen
Bindirilmiş öfken ve tütünle
Yaran da seyrediyordur eminim dillendiremediklerin de
Alma bakışlarını yaran kapanmadan
Bilmiyormusun sen böyle baktıkça
Bir okyanus oluyor Mezopotamya.