Nazan Arısoy

Nazan Arısoy

Yazar
7.9/10
313 Kişi
·
969
Okunma
·
35
Beğeni
·
3.261
Gösterim
Piraye:
İnsan bazen zamanlama hatası yüzünden pişmanlıklar, kaybedişler, mağlubiyetler yaşar. Zamanı planladığını düşünür. Oysaki zaman seni kendi planının içinde yaşatır. Sen de her şeyi kendin yapıyor sanırsın.
Yaraların üzerini üflemek gerekiyor ya bazen, işte en yakınındakinin gözlerinden ister insan bunu. En yakınında kim varsa, yardım diler. İyileştirecek bir hamleyle ihtiyaç duyar.
Sakın ölme benden önce. Nerede kiminle yaşarsan yaşa ama sakın benden önce göçüp gitme sonsuzluğa ne olur. Kıyametim olursun.
267 syf.
·2 günde·9/10
Nazım Hikmet sevenlerin mutlaka edinmesi gereken bir kitap bence. Bunca zamandır okuduğumuz şiirlerini çoğunu ona yazdıran kadının cümleleri ve mektuplarının yer aldığı bu kitapta yer yer fotoğraflar süslüyor sayfaları ve ayrı bir güzellik katıyor. Okurken çeşitli duygu karışıklıkları yaşadığımı itiraf etmeliyim çünkü böylesine farklı ve derin hayatı olan pek az kişi var. Aynı anda birden fazla kadına aşık olabilmek, yaşadığı dönemin şartları, hapishane hayatı çok farklı. O yüzden okurken objektif olmaya çalıştım ve sadece edebi olarak değerlendirdim hayatını. Hem bir solukta okunacak hem de başucunda durup ara ara karıştırılarak sürekli canlı tutulabilecek güzel bir kitap. Herkese tavsiye ederim.
256 syf.
·6/10
Uzun bir süredir içinde debelendiğim bir kitabı daha bitirdim. Kitabın incelemesine başlamadan önce uyarmak istediğim bir konu var. Aşk uğruna bir ömrün yitip gitmesini haklı olarak görüyorsanız bu incelemeyi okumanızı tavsiye etmiyorum. Çünkü eleştirilerim bu yönde olacak ve sinirleriniz bozulabilir.

Eveet başlıyoruz.

Kitap Nazım Hikmetin biricik eşlerinden biri olan Piraye hanımın içindeki bitmeyen aşkı anlatıyor. Yalnız kitabı okumadan önce biraz araştırma yapmanız gerekiyor çünkü kitap Nazım Hikmet ve Pirayenin hayatını anlatmakta oldukça yetersiz. Belgesel havasında ilerleyen kitapta olay akışı da başarısız. Bir bakıyorsunuz Piraye, Nazımın Münevverden olan çocuğundan bahsediyor sonraki sayfalarına bakıyorsunuz çoktan vefat etmiş bile. Bunların dışında yazarın kullandığı dil fena değil. Şiirsel bir havada yazmış.

Ve kitabımızdaki asıl karaktere yani Pirayeye dönüyoruz.
Yüce bir aşk taşıyan muhteşem bir kadın şüphesiz. Aşkını asla küçümsemek niyetinde değilim yanlış anlaşılmasın. Piraye, Nazımla tanıştıktan ölene kadar her gün, her saniye onunla yaşamayı başaran bir kadın. Asla aşkını kendine unutturmayan bir kadın.

Ancak benim takıldığım farklı bir nokta var. Bu noktada Pirayenin çocukları. Piraye, Nazımla tanıştığında bir anneymiş. Nazım gittikten sonra da anne olmaya devam etti. Ancak eskisi gibi değil. Sadece bu kitaba odaklanarak bu düşüncelerimi belirttiğimi söylemeliyim. Bu kitapta Pirayeyi her şeyden önce aşık bir kadın olarak tanımlamış. Oysaki ben ruhu, hayatın tüm renklerini ona sunan adamın hayatından çıkmasına rağmen en güzel gülümsemelerinden çocuklarını mahrum etmemesini isterdim.

Pirayeyi piraye yapan sadece Nazım değil de başarılarıyla, güçlü duruşuyla, anneliğiyle görmek isterdim. Piryenin aşkından ölmesini değil de aşkının ona sunduğu güzellikleri hatırlayarak etrafı aydınlatmasını isterdim. Çünkü bence bir ömür demek yapılabilecek çok şey var demek. Çok fazla tercih var demek. Ve bir ömrü üzüntülerle acılarla geçip geçirmemek sadece bir tercih. Pirayenin bunu seçmemesini ve şu an onun hayatını farklı cümlelerde okumak isterdim.

Özetle kitap böyle. Tavsiye eder miyim? Eh. Engel olmam. Siz bilirsiniz, tercih sizin. Keyifli okumlar dilerim.
256 syf.
·3 günde·Beğendi·6/10
Aşkla var olmuş, aşkla yaşadığını anlamış bir kadının aynı aşkla nasıl parçalandığını okudum bu kitapta. Piraye öldü aşkından yine de dönmedi Nazım'a... -Kitap tamda bunu açıklar nitelikte yazılmış- Dönmedi çünkü defalarca hayal kırıklığına uğradı. İhanete uğramış, kırılmış bir insandan beklenmeyecek derecede naif bir tavırla yaşamına devam etmeye çalışan Piraye'nin öyküsü beni çok etkiledi. Biraz üzüldüm birazda kızdım Piraye'ye. Sanırım birini çok sevmek ona esir olmak mıdır bu kavram bir türlü oluşmadı kafamda bu yüzden kızdım. Nazım olmadan da Nazım'la hayatına devam eden Piraye'nin kendini bir nebze kıymetsiz gördüğünü hissettim bu beni üzdü. Başka bir hayata yelken açmış bir adamı hala sevdiği olarak nitelendirmesi benim anlayamayacağım kadar derin bir aşk duygusu olacak sanırım. Piraye'nin mektuplarını Nazım'ın gözü ile okumaya çalıştım bunun büyük bir ıstırap olduğunu düşündüm mavi gözlü dev için. Bu büyük aşka Piraye'nin tarafından şahit olmak için okuyabilirsiniz.
256 syf.
·Beğendi·5/10
Yazarın kendini Frida' nın yerine koyarak yorumladığı güzel bir eser :) Açıkçası ben okumadan önce Frida Kahlo' nun hayatına dair pek bilgim yoktu. Bu kitap sayesinde hayatına dair bilgilerim oluştu. Eğer sizde benim gibi Frida'nın hayatı hakkında bilginiz yoksa bu kitabı okuyup bilgi edinebilirsiniz. Keyifli bir deneyim olabilir :)
256 syf.
·8/10
Yazarımızın da dediği gibi
“Benim hayat görüşlerime göre oldukça zıt bir yaşam şekli var Fridan’ın ama bir o kadar da hayranlık duyduğum özellikleri. İnsan tam kızacak gibi oluyor ama sonra da kendini sorguluyor. Bu kadar vahim olayı,acıyı,ameliyatları,aldatılmaları,eziyeti,hastalıkları barındıran hayatının içinde ne kadar sağlıklı bir insan olarak yaşayabilirdi ki ? “ kesinlikle bu yoruma katılıyorum. Herkesin okuması gereken bir sanatçının hikayesi.
256 syf.
·8 günde·Beğendi
Bir aşk bu kadar asil yaşanabilir.
Piraye'nin Nazım'a olan aşkı hem çok acı hem hayranlık uyandırıcı.

Bir adam böylesine bir aşka sahipken neden başka arayışlara girerki anlamak güç, şurası kesin ki biz insanlar doyumsuzuz malesef elimizdekinin kıymetini kaybetmeden anlayamıyoruz.

Kitaba gelecek olursak tamamen piraye'nin Nazım'a yazdığı mektuplardan oluşuyor mektupların her birinde öyle naif öyle samimi duygular varki buna rağmen neden bukadar kendini heba etmiş demeden edemedim.
Aşka aşık olanlar kesinlikle okumalı.
256 syf.
·12 günde·Beğendi·10/10
PİRAYE ÖLDÜ AŞKINDAN AMA YİNE DE DÖNMEDİ NAZIM'A..
Ah Piraye! Sen ne yüce gönüllü, ne gözükara bir kadınmışsın? Sen nasıl sevmişsin Nazım'ı? Sadece Piraye gibi değil, anne gibi, arkadaş, dost, yoldaş gibi. Yari olmuşsun, yosması olmuşsun, anası, kardeşi olmuşsun. Eli olmuşsun, yüreği olmuşsun satırlarına şiir olmuşsun Piraye.
..
Nasıl bir gururdu ki sendeki son nefesine kadar Nazım diye sayıklayıp yine de ona dönmemişsin. Münevverler, Semihalar, Veralar daha kimler kimler söndürmemiş Nazım'a olan aşkını.
Ve bir mektubunda en beğendiğim sözlerin gibi "aşk olmazsa şiir, şiir olmazsa şair, şair olmazsa Nazım olmaz" demişsin ya meğer senmişsin Nazım'ı Nazım yapan.
..
Nazan Arısoy iyi ki tanıştırdın beni Piraye'yle. Bu güzel mektupları ve Piraye ile Nazım'ın aşkını iyi ki kaleme döktün. Böylesi güzel aşk, böylesi aşkın ızdırabını görmedim ben.
Kaleminize yüreğinize sağlık.
Bir solukta okudum. Nazım'a kızdım, kırıldım ama Piraye'yi hep hayranlıkla okudum. Iyi ki geçtiniz bu dünyadan.
256 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Nazım Hikmet'in Henüz Vakit Varken Gülüm isimli kitabını bitirdikten sonra elimde olduğu için hiç bekletmek istemedim bu kitabı. İyi de yapmışım Nazım'ın şiirlerinin her köşesi hala aklımda yer tutarken Piraye'nin düşündüklerini okumak çok hoşuma gitti.

Kitap her ne kadar Nazım ve Piraye'yi -daha çok Piraye'yi- anlatsa da çok detaya girmemiş neler olup bittiği hakkında. Ben daha öncesinde Nazım Hikmet'in hayatı hakkında birkaç bilgiye sahip olduğum ve hemen öncesinde şiir kitabını okuduğum için kitabı tam olarak anlamış bulunuyorum ama Nazım Hikmet'in hayatını gözden geçirmemiş biri kitabın hakkını veremediğini düşünebilir.

Açıkçası fazla detaylı anlatmasını tercih etmezdim yine de ama özet şeklinde sunulabilirdi olaylar diye düşünüyorum böyle birazcık karmaşık ve yetersiz olmuş bana kalırsa.

Kitap arada yazarın yazdığı kısımların da olmasıyla birlikte Piraye ile Nazım'ın fotoğrafları ve Piraye'nin Nazım'a yazdığı mektuplardan oluşuyor. Piraye'nin hislerini ilk elden okumak çok güzeldi ama mektupların sırayla olmaması hayal kırıklığına uğrattı. Bir mektupta Nazım Hikmet'in öldüğü zamanlardan bahsederken ertesi sayfada yaşadığı zamanin olması hoş olmamış.

Piraye'nin mektupları evet gayet açıklayıcı ve yazarın notları da öyle ama yine de Nazım Hikmet'in şiirlerinin veya mektuplarının da kitapta yer almasını isterdim. Böylece karşılıklı mektuplarını okumuş olurduk tabi Piraye'ye yazılan tam olarak 581 mektubu kitapta bulundurmak mümkün değil lakin sadece kitapta bahsi geçen mektupları okumak isterdim.

Bunlardan öte Piraye'nin sevgisi beni gerçekten ağır bir şekilde şaşırttı. Mektuplarının aksine ben Piraye'yi daha gururlu, daha ağırbaşlı ve daha ne yapacağını bilen biri sanıyordum. Her ne olursa olsun Nazım'a olan sevgisi ne boyutta olursa olsun hayatına çocukları için devam etmeliydi. Hayatına devam etti etmesine ama nasıl?

Kitapta en çok üzüldüğüm ise Memet'in durumu oldu. Baba figüründen uzak kalan Memet Nazım Piraye'yi terk ettiği için anasız da kaldı. Üstelik Piraye'yi annesini ağlarken görmek ne büyük bir keder.

Piraye hiçbir şekilde Nazım'la olan hatıralarını kimseyle paylaşmak istemiyor Vera'nın aksine. Bu cümleleri mektubunda okuyunca düşündüm acaba kendi mektuplarını Nazım'ın ona yazdığı mektupları okuduğumuzda rahatsız oluyor mudur diye. Piraye'nin en değerli olarak gördüğü mektuplarını okudum. Suçluluk duygusu sardı beni.

Tavsiye edebileceğim bir kitap oldu. Güzel bir yolculuktu. Herkese iyi okumalar. :)
360 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Cok enteresan bir kitaptı benim için, çok sevdiğim bi arkadaşımın hediyesiydi aynı zamanda...

Kitap hakkında biseyler söylemem gerekirse, yazar kendi içindeki Tomris'i çıkarmış, kendi söylediklerini ülkü Tamer'e , Cemal Süreya'ya, Edip Cansever'e bunları Tomris'in ağzından konuşarak kendi düşüncelerini aktarmış bize, icinde gerçek olan bi çok hikayede var, güzel ve akıcı bir kitap olmuş ama tek kusuru var bir cümlelik lafları uzatarak daha karmaşık hale getirmiştir, söz uzadıkça konu amacının dışına çıkmış... Diyebileceklerim bu kadar
256 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Okursanız size hayattan bir parça katabilecek bir kitap. Bir yaşam öyküsü. Ünlü ressam Frida Kahlo'nun katlandığı sıradan olmayan acılar. Ve o kadar şeye dayanan bir insanın hikayesi.


Ve son alarak, adi Diego

Yazarın biyografisi

Adı:
Nazan Arısoy
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 35 okur beğendi.
  • 969 okur okudu.
  • 80 okur okuyor.
  • 664 okur okuyacak.
  • 18 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları