Tüm uygarlığımız, karşılıklı kâr sağlayan bir alışveriş düşüncesi, satın alma açlığı üzerinde yükseliyor. Çağdaş insanın mutluluğunun temelini mağaza vitrinlerine bakmak, dilediği bir şeyi peşin ya da taksitle almak oluşturuyor.
Onu son bir kez görebilmiş olsaydı her şey çok farklı olacaktı, kendini bu kadar eksik, bu kadar kimsesiz hissetmeyecekti. Söylenmemiș her söz içinde bu kadar keskin ve parçalayıcı biçimde kalmayacak, böylesine çaresiz ve yalnız olmayacaktı.