Sevgiden

Sevgiden
@Sevgi_den
“Düşünmekten vazgeçmeliydi yoksa delirecekti.” Veronika Ölmek İstiyor, Paulo Coelho
Ağlayan bebeklere verdiğiniz tepkiye bakarsanız bu size bebekliğinizden ne yaşadığınıza dair bir ipucu verir. Bebeğin ağzını bir şeyle kapatmak mı istiyorsunuz, “Şşşt ağlama” mı diyorsunuz ya da bebeği sallıyor musunuz? Veya içinizden onu bırakıp odadan çıkmak mı geliyor? İçinizden gelen o ilk dürtü, şimdi hatırlamasanız da muhtemelen bebekken ağladığınız sırada size yapılan şeydi.
Sayfa 54 - Doğan kitap
Reklam
Yetişkinler çocukların ağlamak yerine konuşmalarını isterler. Ve çocuklara genellikle şöyle derler: “Ağlamak sana bir şey kazandırmayacak”, “Ağladığında ne dediğini anlamıyorum”, “Ağlamayı kes ve bana ne olduğunu anlat”, “Ağlamadan istemediğin sürece sana bir şey vermeyeceğim”, “Sözcük kullan” vs. Çocuklar konuşmaya başladıktan sonra onlardan her şeyi sözcüklerle açıklamalarını bekleriz, oysa çocukların duygularını sözcüklere dökebilmesi çok zordur ve ağlarken onlardan bunu beklememiz işlerini hiç de kolaylaştırmaz. Eğer onları rahat bırakırsak, önce ihtiyaç duydukları kadar ağlar, hazır olduklarında da konuşurlar.
Sayfa 53 - Doğan kitap
Çocuğun ihtiyaç duyduğu kadar ağlamasına izin verilmelidir. Ağlayan çocuğu gülmeye zorlamak doğru değildir.Çocuğa ağlamasının uygun olmadığı mesajını verir ve çocuğun duygularını önemsiz kılar.
Sayfa 52 - Doğan kitap
… çocuklar özgüvenli olabilmek için koşulsuz sevildiklerini ve kabul edildiklerini bilmeye ihtiyaç duyarlar.Çocukların sadece mutlu olduklarında ve gülümsediklerinde onaylanmaları ve sevilmeleri, büyükleri memnun etmek için acı veren duygularını bastırmalarına yol açar. Duyguları tam olarak kabul edilmeyen çocuklar özgüvenli büyüyemezler.
Sayfa 41 - Doğan kitap
Ağlayan çocuğu cezalandırmak ya da reddetmek yerine duygularını kabul edip ona uygun yanıt vermek çok önemlidir.
Sayfa 40 - Doğan kitap
Reklam