Eskiyle yeni arasında heyecanı hiç düşmeyen bir çekişme içinde yaşar gider insan. Yeniden hem korkarız hem delice arzularız. Eskiden hem kaçarız hem sığınırız ona çünkü tanıdıktır, bildiktir, güvenli sayılır. “Eski köye yeni âdet getirme!” deriz, yeninin bilinmezliğinden çekindiğimiz için. Eskinin düşmanlığı bile tanıdıktır, en azından ne yapacağımızı biliriz. Yeni öyle mi?