Sevim tren

En büyük gösterişin,en büyük zerafetin doğallıktan geldiğini bilmeliydi insanlar...En kusursuz ve en ucuz makyajın da minicik bir tebessümden ibaret olduğunu belki de...Hızını alamadan sürekli anlatmak kime,neye,nedendi aslında... Sürekli anlatmanın sağırlaştırdığı bilinse belki susmayı deneyecekti insan.Ama beceremezdi dinlemeyi,çünkü konuşanın güçlü,susanın ise zayıf görüldüğü bir yerdi dünya...Sevim Tren
Reklam

Sevim tren

, 2020 okuma hedefini güncelledi.
2020 OKUMA HEDEFİ
17/30 kitap - %57 tamamlandı
17 kitap okudu
30 kitap
3.831 sayfa
0 inceleme
55 alıntı
Nâzım, böyle dedikten hemen sonra ekliyor: ve ben yaklaşan düşmanı görüp de haber veremeden öldürülmenin acısını düşündüm Bu duyguyu hep hissettim. Yaklaşan düşmanı görüp de haber verememek, en az, insanın bu görevi yerine getirirken boğazına bir ok saplanıp ölmesi kadar kötü bir şey olsa gerek.
Sonuçta insanları ebediyen bir tarikat yapısı çevresinde toplayamazsınız. Sınıf gerçeği er geç ortaya çıkar. Evine soğan, biber alırken zorlanan kesim, çamur sıçratarak geçen Amerikan cipinin direksiyonundaki türbanlıya öfke duymaya başlar. Çünkü son tahlilde her şeyi sınıf gerçeği belirliyor. Bu kesimin çocukları da kentlileşiyor, dünyaya açılıyor, para kazanmak istiyor, Netflix izliyor, okul arkadaşlarının elinde gördüğü Kürk Mantolu Madonna’yı merak ediyor; kısacası değişim kaçınılmaz.
Merhamet, yardım edeni yücelten ama yardım alanı yaralayan bir durumdur. Kuran’da bile “Veren el alan elden üstündür” denir. Yaralanan insanda da çeşitli savunma mekanizmaları gelişir. Çoğu kişinin nankörlük olarak nitelediği şey, merhamet edilenin, özsaygısını koruma girişimidir. Bilirsin, Hz. Ali’ye gelip, falanca senin aleyhinde konuşuyor demişler. Düşünmüş düşünmüş ve hayret demiş, ona bir iyilik de yapmadım ki...
Reklam