Koltukta otururken omuzlarımız birbirine değiyordu ama varoluşlarımız arasında ölçülmesi imkansız mesafeler oluşuyordu. Kainatta her mesafe ölçülür ama birbirine uzak iki hayatın arasındaki mesafeyi ölçmenin imkanı yok*
🍂
Ben biraz yavaş
Günde beş defa hiçbir şey yapmayan biri,
Ben biraz en üzgün baharatlara fena meyilli
Mümkünse haşhaş
.
.
Baharatları tek tek,
Zamanın bizi nasıl terlettiğini tane tane,
Dünyaya inanmış bir yüzü üzgün üzgün anlattım sana,
Dedim belki de bir yere üzgün üzgün bakmaktır dünya
.
O avlu
O dam
O çocukluk
Dedim belki de bir yutkunma yeriydi dünya*
Seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben. Evlerin ve kalabalığın ağırlığını sana üstün tutmadım.
.
Sesine güvendim, gözlerine en çok yakışan o sürekli yaz ikindisine.
Gökkuşağının altından geçen çocukların şımarıklığıydı, kâküllerini her araladığımda gövdemdeki ürperti.
Ağzımdaki meneviş sendin insanlara şiirler okurken.. *