Her gün birlikte olmak gereksinimi duymaksızın,her zaman yeni dostlar ediniriz. Papaz okulunda olduğu gibi her zaman aynı insanları görürsek onları yaşamımızın bir parçası saymaya başlarız. Yaşamımızın bir parçası saydıkça da onalar bizim yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar. Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır. Çünkü,efendim, herkes bizim nasıl yasamamız gerektiğini elifi elifine bildigine inanır.
Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyorumdum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayandaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi.