Sevinç Şimşek

Sevinç Şimşek
@Sevincsmsk
“Postkolonyalizm” Batılı güçlerin sömürgeleştirdiği ülkeler üzerindeki kültürel, siyasal ve zihinsel etkilerini eleştirel bir şekilde inceleyen bir düşünce akımıdır. Buradaki post sonra anlamında değil sömürgecilikten sonra hâlâ devam eden etkilerin farkında olmak ve bunları sorgulamaktır. Şunları sorgular; *Batı neden Doğu’yu geri, barbar, öteki gibi etiketlerle tanımladı? *Sömürgeleştirilen halk nasıl kendi seslerini kaybetti? *Kolonyalizm sadece toprak işgali değil zihinsel ve kültürel bir işgal miydi?
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Madun” kelimesini akademik dünyada en çok dile getiren kişi, feminist ve postkolonyal kuramcı Gayatri Chakravorty Spivak’tır. 1988’de yazdığı, “Can the subaltern speak?”Makalesinde şunu sorar.” Madun grupların kendi sesleriyle konuşması mümkün mü? Yoksa hep onlar adına konuşan bir “aydın sınıf” mı var? “ Yani bir kadının, bir yoksulun, bir sömürge insanının sesi gerçekten duyulabiliyor mu? Yoksa hep başkaları mı onlar adına konuşuyor, onları temsil ediyor? Madun: Toplumsal, siyasal ya da ekonomik, güçten mahrum bırakılmış sesini duyuramayan, ezilen kişiyi ya da grubu ifade eder.
“Performatif”: Kimlikler, özellikle toplumsal cinsiyet gibi kavramlar doğuştan değil, tekrar eden toplumsal eylemlerle inşa edilir. Bu düşünceyi özellikle Judith Butler geliştirmiştir.
“çünkü gözyaşları insanın cesaretlerden en büyüğü olan acı çekme cesaretine sahip olduğunun kanıtıdır.” İnsanın Anlam Arayışı- Viktor E. Frankl
Alıntı
Kitaplarla yatıp kalkmak
1000Kitap