Asıl mesele savaşın kendisi değil, savaş sonrası içine girdiğimiz dünya bir tür nefret ve slogan dünyası. Aslında içten içe ondan kusacak kadar nefret ettikleri halde ona taptıklarına inanacak kadar sağır olana dek liderleri için tezahürat yapan milyonlarca insan kalabalığı
Eğer savaş sizi öldürmezse mutlaka düşündürüyor. Bu tarif edilemez aptalca kargaşadan sonra toplumun bir piramit gibi sonsuz ve sorgulanamaz bir şey olarak göremiyorsunuz. Toplumun bir sorun yumağından başka bir şey olmadığını biliyorsunuz artık.
Sanki devasa bir makina benliğimizi ele geçirmişti. Kendi özgür irademiz yoktu aynı zamanda karşı çıkma isteğimiz de yoktu. Eğer insanlar böyle hislere sahip olmasaydı savaşlar üç aydan fazla süremezdi.
İnsanın geçmişte bir zamanı düşündüğün de yalnızca güzel yanlarını hatırladığım bir gerçek. Savaş varken bile böyle. Ancak, o zaman insanların bizim için şu an sahip olmadığımız bir şeye sahip oldukları da bir gerçek. Peki ne mi o? Geleceği korkulacak bir şey olarak düşünmemek.