İnsanoğlu yerle gök arasındadır dediğimiz zaman, insanoğlu süflî ve ulvî arasındadır, demiş oluruz. Yücelik ile düşüklük arasındadır. “Dünya”dadır bir bakıma.
Hiç kimse, başkalarının çektiği acılarlardan dolayı asla teselli bulamayacaktır; ama herkes başkalarının mutluluğunundan dolayı mutlu olmayı başarabilir.
Halbuki, günümüzde, yakın tarih diyebileceğimiz günler boyunca servet ve mevki düşkünü adamların sayılarının pek de az olmadığını biliyoruz ve bunların hayatımıza olan etkisini acı bir şekilde öğrenmiş bulunuyoruz. Öğrenmez olaydık; ama öğrendik. Bari bundan sonra aklımıza başımıza devşirsek diyorum.