Artık bu dünyada yapacak hiçbir şeyi kalmamış biri olarak benim söyleyecek ne sözüm olabilirdi ki ? Bu, harap olmuş ve bitmiş bir zihinse yazılacak değerde ne bulacaktım ki ?
Niçin olmasın? Etrafımdaki her şey hareketsiz ve suskun olsa da benim yüreğimde kopan bir fırtına , bir savaş , bir trajedi yok muydu ?
Pencerelerinde ne cam ne de ona benzer bir şey kalmıştı; suratının yapıştığı , birbirini çapraz kesen kalın demir parmaklıklar.
İşte hayatın yakından görünüşü.