Meltemgür

Meltemgür
Kendini en iyi hissettiği yerde olmak için çiçekleri sulamaya geldi instagram.com/m_e_l_t_m?igshi...
blog yazarı
62 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı

Meltemgür

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.··
2024 40. kitabı
Eleanor Coerr
9/10 · 13,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·96 syf.··
2024 40. kitabı
. Neden hüzünlü bazı kitaplar bazı dönemlerde okunmamalı onu anladım. Bir yazar adayı olarak okuma perspektifimi genişletmeye çalışıyorum. Sadece yetişkine değil çocuk edebiyatı üzerine de yoğunlaşıyorum. Ama anladım ki yaşanmış gerçek hikayelerin farklı bir tesir alanı var ki olmalı da bence yazıdan kelime oyunlarından çok duygular konuşuluyor. Mesela dün Reading Slump sendromunu öğrendim. Bir arkadaş postun da paylaşmıştı. İnsanız işte her gün bir sürü bilgi geçiyor hayatımızdan biz ne kadarını alabiliyorsak. Eserimizin kahramanı SADAKO ismini büyük harflerle yazıyorum çünkü büyük savaş verdi.2.Dünya savaşın'da Japonya'ya atılan atom bombaları, binlerce insanın ölümüne veya sakat kalmasına yol açtı. Etkisini bombanın atılmasından on yıl sonra göstermeye başlayan radyasyon, ne yazık ki pek çok çocuğun ve gencin hastalanmasına neden oldu. SADAKO da onlardan biriydi. Okulunun atletizm takımımın yıldızı olan Sadako, hayat dolu ve enerjik bir kızdı. Ancak günün birinde ağrılar çekmeye, güçten düşmeye başladı. Acı haberi çok geçmeden öğrendi;lösemiye yakalanmıştı. Japon geleneğine göre kağıttan bin turna kuşu yapan herkesin dileği kabul olunur. SADAKO da bütün ümidini yitirimeden kağıttan turna kuşlarını katlamaya başladı. Bu kitapta, onun herkese örnek olması gereken umut ve cesaretin öyküsünü okuyacaksınız. Ve emin olun etkisinden çıkamayacaksınız!! Çocuklar içinse kaç yaşında okutulmalı bence bir psikologa sorulmalı ....
Sadako ve Kağıttan Bin Turna KuşuEleanor Coerr · Beyaz Balina Yayınları · 202113,4bin okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2024 39. kitabı
Uzun zaman oldu ve sanırım olmaya da devam edecek. Biraz sağlık sorunlarım var ve atlatmaya çalışıyorum. Bu süreçte kitap okumak isterken aslında okuyamadığımı farkettim listem yığıldı dağ oldu. Olsun dedim biraz da dağ gibi yığının altından çıkmayı öğreneyim. Tam böyle içsel bir konuşma yaparken bu şahane eserimiz ile karşılaştım. Ben hayatta hiç bir karşılaşmanın tesadüf olmadığına inananlardanım. Bu eser için de tereddütsüz okumalısınız diye bilirim. Yazarımızın iç dünyasını bizimle paylaştığı, tecrübe ettiği başarılarını hayatına giren herkesten neleri aldığını ve biraz da tasavvufi boyutta güzel bir göz ile bakmaya başladığını ben hissettim. Kendimi gördüm. Ben de şurada şunu yaptım demek yalnız değilim dedim. Benim de bazen böyle düşünmeye ihtiyacım var dedim. Arka kapak notunda ise şunu söylüyor, Üstadın dediği gibi yok aslında birbirimizden farkımız. Yazmak zor değildi. İşin aslı sıraya koymak en zoruydu.Çekmecede çiftleri birbirine girmiş onlarca çorap gibiydi kafamın içi. Yazısında bu sırayı anlayabiliyorsunuz. Emeğini, düşüncesini ve duygusunun gerçekliğini... Sanırım son zamanlarda fazlaca kişisel gelişim batağına batmışken bu eserin temiz kalışı beni çok etkiledi. Herkes mi yaralı? Sanırım herkes... Kimi tek tek sayıp tespih yapıyor. Kimi de tek tek atıyor hayatından Sabırla dokunup Bir sonrakini karşılıyor. Bazırları tanelerde bekliyor, Basıyor ğöğsüne, Avucuna alıp çekiyor kokusunu, Bir iki damlayla işaretliyor onları. En çok acıtanlar En zor atladıkların oluyor.
Düştüm, Yok Oldum!Esra Pınar · Siyah Beyaz Yayınları · 202416 okunma