Şevval

Şevval
ᓚᘏᗢ
Şehir Plancısı/Kentsel Dönüşüm
Yüksek Lisans
Samsun
1996
84 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Berger telgrafı açtı ve okuduğu şey hayatının akışını değiştirdi. Soğuk ve mesafeli olan ve daha önce ona hiç telgraf göndermemiş babasından geliyordu. Mesajda, ablasının küçük kardeşinin başına çok kötü bir şey gelmiş olma olasılığından dolayı korku içinde olduğu yazıyordu. Berger ölmek üzere olduğunu anladığında beyninin bir şekilde telepatik olarak kendisine en yakın olan ablasına bir mesaj iletmiş olmasının mümkün olup olmadığını düşündü. Bunu bulmayı kafasına koydu. Tıp üzerine çalışarak Jena Üniversitesinde profesör ve doktor oldu. ... ...geceleri fark ettirmeden Bavyera kırsalındaki gizli laboratuvarına gidiyor ve beyin aktiviteleri üzerine deneyler yapıyordu. Psişik enerjinin gerçek olduğunu kanıtlamaya kararlıydı... ... Sonunda bir gün, anahtarı çevirdi, cihazın çalışma sesini duydu ve dönen silindire doğru baktığında işte karşısındaydı. Cihaz salınımlı bir dalga çizmeye başlamıştı. Kocaman gülümsedi ve cihazdan çıkan çizim de bir yay şeklini aldı. Bu ilk elektroensefalograftı, yani EEG. Berger'in elektroensefalografı, beynin elektrokimyasal sinyallerinin alınmasını ve epilepsi de dâhil birçok nörolojik hastalığın teşhisini mümkün kıldı. Berger hiçbir zaman psişik enerjiye veya telepatik iletişime dair bir kanıt bulamadı. Depresyona girdi ve 1941'de gizli laboratuvarında kendisini astı.
Sayfa 55 - National Geographic·Kitabı okudu
Bilim
Reklam
Beynin gece vardiyası
"Bu gizemli hayatı rahatsız edecek hiçbir dış uyarıcı olmadığında küçük bir lambanın ışığı altındaki beyninin içinde neler oluyordu acaba? Beyin sinyalleri on, yirmi dakika boyunca düzenli ve zayıf bir şekilde ilerledikten sonra bir anda, hiçbir bariz sebep yokken arttı ve güçlendi." Mosso cihazın beyin sinyallerini ve daha önceki icadının kalp atımlarını kaydedip kaydetmediğini görmek için endişe içinde bekledi. Ve bu noktada, kendi anlatımıyla, bilim insanı olan Mosso ile şair olan Mosso bir araya geldi. "Rüyalar bu mutsuz çocuğu neşelendirmek için mi gelmişlerdi? Annesinin yüzü veya çocukluk anıları hafızasında parıldayarak aklını aydınlatmış ve beyninin heyecanla çalışmasını mı sağlamıştı? Veya bilinmeyen yalnız bir denizin gelgitleri gibi bilinçsiz bir çalkalanma mıydı bu?" O kış gecesinde Mosso'nun cihazları bu sorulara cevap veremedi ancak Giovanni'nin rüyasının izlerini kaydetti. Mosso, nörolojik görüntülemeyi icat etmiş ve beynin bir gece vardiyası olduğunu göstermişti.
Sayfa 54 - National Geographic·Kitabı okudu
Bilim
Broca, beyne dair bilgilerimizi geliştiren bir vizyonerdi. Ancak Carl'ın da dikkat çektiği üzere o da çağının önyargılarından muaf değildi. Erkeklerin zekâ olarak kadınlardan, beyaz ırkın da diğer tüm ırklardan daha üstün olduğuna inanıyordu. Carl'ın daha sonra kaleme alacağı gibi "Broca her ne kadar kendisini bilginin özgür arayışına adamış olsa da hümanist ideallerinin dar görüşlülüğü onun içinde bulunduğu toplumun bağnazlığı tarafından baştan çıkarıldığını göstermektedir," demişti.
Sayfa 50 - National Geographic·Kitabı okudu
Bilim
Broca'nın bölgesi
Tan gözlerini kapayıp ölmeden önce son bir kez "tan" dedikten sonra Broca deri önlüğünü giydi ve Tan'ın engellilik durumunu açıklayabilecek bilgiler edinmek için hızlı bir şekilde otopsi yapmaya koyuldu. Tan'ın beynini kafatasından dışarıya çıkarır çıkarmaz gördüğü asimetri yüzünden şaşırdı. Tan'ın beyninin sol yarısı içinde göçmüş gibiydi. Tan'ın epilepsisine yol açan şeyin beynindeki hasar mı olduğunu veya kayıtlara geçmemiş bir çocukluk kazasının mı epilepsiye ve sonra da konuşma yetisinin kaybına sebep olduğunu bilmiyoruz. Tan'ın başına gelenler sayesinde Broca daha önce yapılmamış bir şeyi yapabilmişti. İnsan beyninin, bir bölgesinin, bu örnekte hasarlı kısmın, özel bir görevi olduğunu başarıyla göstermişti: Dili kullanma becerisi. Ödülü ise anatomimizin o bölgesinin o günden beri "Broca'nın bölgesi" olarak anılmasıdır.
Sayfa 48 - National Geographic·Kitabı okudu
Bilim
Hipokrat
Hikayemizin kahramanı olan ve tüm epilepsi hastalarını temsil eden küçük çocuk lanetli değildi. Tanrılar ona ve ailesine kızmamışlardı. Epilepsi, beyindeki fiziksel bir kusurdan dolayı oluşuyordu ancak sebebini tanrıların kaprislerinde aradığımız sürece hastalıktan etkilenenlere yardım edebilme umudumuz olamazdı.
Sayfa 47 - National Geographic·Kitabı okudu
Bilim
Reklam