Bugüne kadar, kendi yaşamında ona gerçek diye sunulan hiç bir şey kalbine dokunmayı başarmamış , hayatında somut bir yer edinmemişti. Hep aynı şehirde ama hep bir yerlere sürgün gibi yaşamıştı. Ne bir insanın gönlüne ne bir şehre ne de bir inanca yerleşemeyen ,
ruhu göçebeydi o. Bedeni yerleşik ama ruhu asla aynı yerde kalamayan...
Yaralarından öptüm seni
Okşadım başını yitik zamanların.
Ne çok benziyoruz birbirimize
Ve ne çok susuyoruz;
Yalansız bir sabah için...
Oysa seni sana ragmen seviyorum.