"Aşk, Nerede Unuttu Seni İnsan?"
İnsan artık insanı değil,
güzelliği seviyor…
Belki de sadece ondaki mevkiyi,
belki gösterişli bir yüzü,
ya da şık bir takımın ardındaki parıltıyı.
Zenginliği seviyor,
yakışıklılığı,
beyaz teni, esmeri, kumralı ayıklıyor…
Bir doktoru, mühendisi, öğretmeni,
ama mesleğini — ruhunu değil.
İnsan, insanın kalbini değil,
ruhuna giydirilmiş bedeni seviyor.
Üzerine dikilen kürkü,
cebine sığdırdığı lüksü…
Onda olanı — kendinde olmayanı arzuluyor.
Kimse kimsenin düşüncesine dokunmuyor,
inancına değil,
inancını nasıl sergilediğine bakıyor sadece.
Gösteriş, samimiyetin önüne geçmiş.
Sevgi, artık surette saklanıyor.
Eskiden…
Eskiden aşk, halı kilimlerine işlenirdi sabırla.
Uzatılan bir mendil,
göz göze gelişte tutuşan kalplerdi aşk.
İmkânsızdı çoğu zaman,
ama işte bu yüzden böylesine gerçekti.